Giyi ekibi olarak “Jolly Joker kaç şubesi” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!
Jolly Joker kaç şubesi? Bir Saymaya Çalışıp Hayatı Sorgulayanların Hikâyesi
İzmir’de yaşıyorsan bazı şeyler vardır, hiç planlamadan hayatına girer. Sahil yürüyüşü gibi mesela… ya da “bir kahve içip kalkarız” diye başlayıp gece 2’de hâlâ oturduğun sohbetler gibi. Benim için “Jolly Joker kaç şubesi?” sorusu da tam olarak böyle bir şeye dönüştü. Basit bir merak gibi başladı, sonra nedense hayat muhasebesine bağlandı.
Çünkü insan bazı soruları gerçekten cevaplamak için değil, kafasında döndürmek için soruyor. Ben de öyle yaptım.
Her şey bir arkadaş mesajıyla başladı
Geçen hafta grubumuzda klasik bir sohbet dönüyordu. İzmir’in gecesi, mekan önerileri, “nerede canlı müzik var” muhabbeti…
Bir anda Efe yazdı:
“Bu Jolly Joker kaç şubesi ya? Her şehirde var gibi geliyor.”
Ben de hiç düşünmeden yazdım:
“Ben biliyorum sanıyordum ama aslında bilmiyorum.”
Sonra o klasik sessizlik oldu. Kimse cevap vermedi. Çünkü herkes aynı noktadaydı: bilen yok ama herkes varmış gibi davranıyordu.
İşte o an içimde bir şey kıpırdadı. Sanki küçük bir ekonomi öğrencisi refleksiyle konuya daldım. Şube sayısı = dağılım = pazar penetrasyonu = gece hayatının ekonomik haritası… Beynim otomatik olarak abarttı.
İzmir’de başlayan “şube sayma krizi”
Ertesi gün Alsancak’ta yürürken kendi kendime düşündüm:
“Jolly Joker kaç şubesi olabilir ki?”
Sonra kafamda hayali bir Excel açtım. Şehirleri yazıyorum:
İstanbul… var.
Ankara… var.
İzmir… var.
Antalya… vardır kesin.
Bursa… büyük ihtimalle.
Adana… orası zaten ayrı bir evren.
Bir noktadan sonra liste büyüdükçe ben küçülmeye başladım.
Kendi kendime mırıldanıyorum:
“Tamam ya, bu iş kontrolümden çıktı.”
Yanımdan geçen biri bana baktı. Muhtemelen sadece yürüyen ama kendi kendine konuşan bir İzmirli gördü. Alışık oldukları bir tür.
Jolly Joker kaç şubesi? sorusunun gerçek cevabından çok hissi
Sonra oturdum, sahilde bir bankta. Kafamda şu düşünce:
“Bir mekanın şube sayısı neden bu kadar önemli hissettiriyor?”
Aslında mesele sayı değil.
Bir mekanın kaç şehirde olduğuna bakınca, sanki senin hayatında da kaç versiyonunun olabileceğini düşünüyorsun.
İstanbul’daki Jolly Joker başka bir hikâye…
Ankara’daki başka…
İzmir’deki zaten tamamen duygusal mod.
Ben bunu düşünürken yanımda oturan arkadaşım Burcu geldi.
“Ne düşünüyorsun gene?”
“Jolly Joker kaç şubesi diye düşünüyorum.”
“Sen normal değilsin.”
Haklı olabilir.
Şube sayısını araştırma evresi: kontrol kaybı
Eve gidince açtım laptopu. Çok masum bir amaçla:
“Sadece bakacağım.”
İnsanlık tarihi boyunca hiçbir “sadece bakacağım” cümlesi iyi bitmemiştir.
Bir baktım, Türkiye’nin birçok büyük şehrinde aktif şubeleri olan bir canlı müzik zinciri. Sayı net değil çünkü açılan kapanan, taşınan, yenilenen mekanlar var.
Ama genel tablo şu hissi veriyor:
“Bayağı yayılmış.”
Ben burada bir hata yaptım.
Çünkü beynim bunu şöyle çevirdi:
“Bu mekan her yerdeyse, ben neden her yerde değilim?”
İzmir’de saat 01:12.
Kendime gereksiz varoluş soruları soruyorum:
“Ben neden bu kadar çok şube sayıyorum?”
Arkadaş ortamında Jolly Joker kaç şubesi muhabbeti
Bir sonraki gün arkadaşlarla kahve içiyoruz. Konu yine döndü dolaştı oraya geldi.
Efe:
“Tamam net söyleyin, Jolly Joker kaç şubesi?”
Kimse bilmiyor.
Ama herkes biliyormuş gibi yapıyor.
Mert:
“10 civarı vardır ya.”
Burcu:
“Bence 20’ye yakındır.”
Ben:
“Ben 7 diye hatırlıyorum ama çok emin değilim.”
Bir sessizlik.
Sonra Efe:
“Yani hepimiz sallıyoruz.”
Evet.
Modern bilgi çağının özeti.
Şehir şehir hayali Jolly Joker turu
O gece eve döndüğümde kafamda bir sahne oluştu.
Sanki Türkiye turuna çıkmışım ama amaç tatil değil, şube saymak.
İstanbul’da başlıyorum.
Kalabalık, ışıklar, sahne gürültüsü…
Bir görevli geliyor:
“Ne yapıyorsunuz?”
“Şube sayıyorum.”
Ankara’ya geçiyorum. Daha düzenli, daha net bir enerji.
İzmir’de zaten işin duygusal tarafı.
Antalya’da turistik bir versiyon.
Adana’da sahneye çıkan grup bile bana bakıp “sen ne ayaksın?” diyor.
Ve ben hâlâ aynı soruyu soruyorum:
“Jolly Joker kaç şubesi?”
Bu noktada fark ettim ki, bu artık bilgi arayışı değil. Bir obsesyon başlangıcı.
Kendi kendimle yaptığım mini diyalog
İç sesim:
“Bunu neden bu kadar büyüttün?”
Ben:
“Çünkü basit bir şey gibi görünüyordu.”
İç sesim:
“Hiçbir şey basit değil zaten, sen de bunu biliyorsun.”
Ben:
“Tamam da şube sayısı ya bu…”
İç sesim:
“Hayır, o sadece bahane.”
Bir süre sustuk.
Sonra birlikte İzmir sahiline baktık.
Jolly Joker kaç şubesi? aslında neyi temsil ediyor?
Bunu fark ettiğim an biraz garipti.
Aslında mesele şube sayısı değil.
Bir markanın kaç şehirde var olduğu, insanların hafızasında kaç anı bıraktığıyla ilgili.
Mesela İzmir’de bir arkadaşımın doğum günü kutlaması Jolly Joker’de olmuştu. Ankara’da başka bir arkadaşım ilk konser deneyimini orada yaşamıştı. İstanbul’da bir başka arkadaşım “hayatımın en iyi gecesi” dediği bir konseri anlatıyordu.
Şube sayısı dediğimiz şey aslında biraz da şu:
Kaç farklı hayat hikâyesine dokunmuşsun?
Ama tabii bunu böyle romantik söyleyince fazla ciddileşiyor, ben de hemen kendimi toparlıyorum:
“Tamam ama yine de kaç şube ya?”
İzmir gecesi, fazla düşünen bir kafa ve basit bir soru
İzmir geceleri insanı ya çok rahatlatır ya da fazla düşündürür. Ortası yok.
O gece ben ikinci kategoriye düştüm.
Kafamda sürekli aynı döngü:
“Kaç şube olabilir?”
“Niye bu kadar merak ediyorum?”
“Bunu bilsem ne olacak?”
“Bilmiyorsam ne eksik?”
Sonra klasik İzmir çözümü geldi: deniz havası almak.
Sahile indim. Rüzgâr var, insanlar yürüyüşte, birileri gitar çalıyor.
Ve ben yine:
“Jolly Joker kaç şubesi?”
Yanımdan geçen iki kişi konuşuyor:
“Ya Bursa’dakine gitmiştik ya, çok iyiydi.”
Kulak kabartıyorum.
İç ses:
“Gördün mü? Zaten önemli olan sayı değil.”
Ben:
“Evet ama sayı da önemli.”
İç ses:
“Sen ekonomi okudun diye her şeyi sayıya bağlamak zorunda değilsin.”
Sonuçta kaç şube olduğu değil, neden merak ettiğin
Günler sonra fark ettim ki bu soru aslında hiç cevaplanmak zorunda değil.
Çünkü “Jolly Joker kaç şubesi?” diye sorduğum şey, bir veri sorusu gibi başlamıştı ama aslında bir zihinsel kaçış noktasıydı.
Bazen insan basit bir sayının peşine düşer, çünkü daha karmaşık şeylerle uğraşmak istemez.
Hayat, planlar, gelecek, iş güç…
Ama bir şeye odaklanmak kolaydır: şube sayısı.
Net, ölçülebilir, kontrol edilebilir gibi.
Oysa gerçek hayat öyle değil.
Şubeler bile sabit değil bazen, mekanlar değişiyor, şehirler değişiyor, insanlar değişiyor.
Ben bunu düşünürken Burcu mesaj attı:
“Şube sayısını öğrendin mi sonunda?”
Yazdım:
“Evet.”
“Kaçmış?”
Duraksadım.
Sonra yazdım:
“Önemli değilmiş.”
Gönderdim.
Telefonu kapattım.
İzmir’de rüzgâr yine aynıydı.
Ve kafamda tek bir cümle kalmıştı:
“Bazen soru, cevaptan daha uzun sürer.”
İlgili Makale: Jig olta takımı nedir ?
Sizin İçin Seçtik: Jiletle alınan bacak kaç günde çıkar ?